Uganda’da Seçim Sonucu Değişmedi: Museveni Yedinci Döneminde
Uganda’da Başkanlık Seçimi: Yoweri Museveni Yedinci Kez Kazandı — Ne Değişti, Ne Değişmedi?
Uganda’da 15 Ocak 2026’daki başkanlık seçimlerinde, ülkenin 81 yaşındaki uzun soluklu lideri Yoweri Kaguta Museveni, resmî sonuçlara göre oyların yaklaşık %71,6’sını alarak yedinci kez başkan seçildi. Bu zafer, Museveni’nin yaklaşık 40 yıllık iktidarını beşinci on yıla taşıyacak bir adımdır. Seçim süreci, muhalefetin yoğun eleştirilerine, internet kesintilerine ve baskı iddialarına sahne oldu.
Seçimin ardından ana muhalefet lideri Bobi Wine (gerçek adıyla Robert Kyagulanyi Ssentamu), sonuçlara itiraz ederek “yaygın hile ve usulsüzlük” iddialarında bulundu ve halka barışçıl protesto çağrısı yaptı. Zimbabwe benzeri baskılar, internet kesintisi ve güvenlik güçlerinin sert tutumu sadece yerel değil uluslararası gözlemcilerin de dikkatini çekti.
Museveni’nin 40 Yıllık Yönetimi: Umutla Başlayıp “Durağanlıkla” Devam Eden Bir Dönem
Yoweri Museveni, Uganda’nın siyasi tarihindeki en uzun süre görev yapan liderlerinden biri olarak öne çıkıyor. 1986’da ordunun kontrolünü ele geçirdikten sonra başkan olan Museveni, ülkeyi on yıllarca bir iç savaş ve diktatörlük döneminden çıkarma sözüyle iktidara geldi. Bu ilk yıllarda iktidarını politik istikrar, ekonomik canlanma ve sosyal reform vaatleri üzerine inşa etti.
Ancak zamanla bu başlangıçtaki umut ve reform söylemleri, kurumsal siyasi gücün merkezileştirilmesi, muhtemel otoriter eğilimler ve demokratik denetim mekanizmalarının zayıflaması ile eleştirildi. Uluslararası gözlemciler, özellikle son seçimlerde öne çıkan internet kesintileri, güvenlik baskıları ve muhalefete yönelik engellemeler nedeniyle Uganda’daki demokratik süreçlerin ciddi şekilde zedelendiğini belirtiyor.
Geçmişte Getirdiği Önemli Yenilikler ve Politikalar
1. Ekonomi ve İstikrar
Museveni’nin iktidara gelişinin hemen ardından ülke, önceki on yıllardaki siyasi kargaşadan kurtulmayı başardı. Bu dönemde:
* Ulusal ekonomik istikrarı sağlama çabaları,
* Mali disiplin ve döviz rezervlerinin güçlendirilmesi,
* Uluslararası yatırım ortamının iyileştirilmesi gibi temel politikalar önceliklendirildi.
Bu adımlar, Uganda’nın ekonomisini krizden çıkarmaya yönelik ilk ciddi adımlar olarak değerlendirildi.
2. Çok Partili Demokrasiye Dönüş
1995’te yeni bir anayasa kabul edildi ve 2005’te yapılan referandumla çok partili demokrasi yeniden tesis edildi. Bu, Museveni’nin başlangıçta tek parti statükosunu savunmasına rağmen, uluslararası baskı ve iç talepler doğrultusunda gerçekleştirdiği bir dönüşümdü.
Bu reform, Uganda’da farklı siyasi partilerin resmi olarak faaliyet göstermesine ve seçime katılmasına olanak sağladı.
3. Anayasal Değişiklikler
Museveni yönetimi döneminde iki çok önemli anayasal düzenleme yapıldı:
* 2005’te başkanlık için dönem sınırlamalarının kaldırılması,
* 2017’de başkanlık için yaş sınırının kaldırılması.
Bu iki değişiklik, Museveni’nin uzun süre iktidarda kalmasının yasal önünü açtı.
Bu değişiklikler, başlangıçta “istikrar ve deneyim” gerekçesiyle savunulsa da, muhalefet ve eleştirmenler tarafından “sürekli iktidar arayışı” olarak görülüyor.
4. HIV/AIDS ile Mücadele
80’lerde ve 90’larda Uganda, HIV/AIDS ile mücadelede Afrika’nın en örnek modellerinden birini sundu. Museveni hükümeti, ABC (Abstinence, Be faithful, use a Condom) yaklaşımını yaygınlaştırarak erken dönemde HIV oranlarını düşürmede başarı sağladı. Bu kamu sağlığı politikası, bölgedeki ve kıtadaki birçok ülke için örnek oldu.
Bu başarı, uluslararası sağlık camiasında olumlu bir örnek olarak değerlendirilirken, Uganda’nın sosyal politika alanında önemli bir referans haline geldi.
5. Kırsal Kalkınma ve Parish Development Model
2000’lerin başında başlatılan Parish Development Model (PDM), hükümetin kırsal alanlarda yoksulluğu azaltma, hizmetlere erişimi artırma ve yerel kalkınmayı destekleme çabası olarak öne çıktı. Model, toplum tabanlı planlama ve hizmet dağılımıyla yoksulluğu azaltmayı hedefliyor.
Bu program, Museveni’nin devletin yerel düzeydeki etkinliğini artırma yönündeki en kapsamlı girişimlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Eleştiriler ve Tartışmalar
Museveni’nin reform ve yenilikleri kadar eleştirilen yönleri de var. 40 yılı aşkın iktidarı boyunca:
* Basın özgürlüğü sınırlamaları,
* Muhalefete yönelik baskılar ve tutuklamalar,
* Seçim süreçlerinde adaletsizlik iddiaları,
* Güvenlik güçlerinin muhalefet üzerindeki baskıcı tutumu,
gibi konular sürekli olarak uluslararası insan hakları örgütleri ve yerel muhalefet tarafından eleştirildi.
İnternetin seçim döneminde kesilmesi ve muhalif liderlerin ev hapsine alınması gibi olaylar, demokratik süreçlerin sağlıklı yürütülmediği iddialarını güçlendiriyor.
Bir Liderin Çifte Mirası
Yoweri Museveni’nin Uganda’daki yönetimi, istikrar ve kalkınma odaklı politikaların bazı somut sonuçlarını üretmiş olsa da, demokratik kurumların zayıflaması ve devam eden baskılar gibi tartışmalı unsurları da beraberinde getiriyor. Bu nedenle Museveni mirası, hem ekonomik ve insani alanlardaki başarılar hem de otoriter eğilimler açısından farklı perspektiflerle değerlendiriliyor.
2026 seçimleri, Uganda’da siyasi dönüşüm ve genç nüfusun talepleri açısından yeni bir dönemin işaretleri olarak okunuyor; zira ülkede nüfusun büyük kısmı, Museveni’nin iktidarının yarattığı yapısal sorunlara da odaklanıyor.