Sudan Hükümeti Hartum’a Döndü
Sudan: Hükümet Savaşın Harabesi Hartum’a Geri Döndü
Yıllar süren çatışmaların ardından federal otorite yeniden başkentte — ama Hartum artık eskisi gibi değil…
Sudan’da iç savaşın yarattığı dramatik yıkımın ardından, federal hükümet Hartum’a resmen geri döndü. Bu dönüş, Ocak 2026’da Başbakan Kamil Idris tarafından duyuruldu; hükümet uzun süreli çatışmalar döneminde Port Sudan’da faaliyet gösteriyordu. Şimdi yeniden başkentte bulunan kurumlar için “umut” mesajları verilse de, Hartum’un fiziksel ve toplumsal çehresi derinden yaralanmış durumda.
Çatışma Ve Başkentin Kaybedilmesi
Sudan’daki savaş, 15 Nisan 2023’te Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ile güçlü yarı-resmî milis birlikleri olan Rapid Support Forces (RSF) arasında patlak verdi. Bu çatışma kısa sürede büyük ölçekli bir iç savaşa dönüştü ve başkent Hartum ağır çatışmalara sahne oldu.
* RSF, savaşın ilk günlerinde Hartum’un stratejik noktalarını ele geçirdi; özellikle Hartum Uluslararası Havalimanı gibi kritik altyapılar uzun süre kontrol altında kaldı.
* Hükümet ve kabine üyeleri, çatışmanın yoğunlaşmasıyla birlikte Port Sudan’a çekilmiş ve orası geçici başkent görevi görmüştü.
Bu durum, devlet kurumlarının işlevlerinin askıya alınmasına ve kamu hizmetlerinin çöküşüne yol açtı; sağlık, eğitim ve altyapı hizmetleri büyük ölçüde durma noktasına geldi.
Hartum’un Bugünkü Görünümü
Hartum, savaşın yıpratıcı etkileriyle baş başa:
✔ Altyapı harabe halinde: Elektrik, su ve kanalizasyon gibi temel hizmetlerin büyük bölümü uzun süre yürütülemedi. İnşaat halindeki kent, fiziki olarak büyük hasarlar taşıyor.
✔ Yoğun nüfus dönüşü:*Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2024’ten bu yana yaklaşık 1,2 milyon kişi başkente geri döndü.
✔ Hayatın yeniden başlaması: Yeni dönemde altyapı onarımı ve devlet hizmetlerine erişimi yeniden sağlama çabaları devam ediyor.
Yine de Hartum’da yaşamın tam olarak normale dönmesi birden olmayacak; kentte bazı bölgeler hâlen tehlikeli olabilir ve insani ihtiyaçlar derinliğini koruyor.
Hükümetin Mesajı ve Planları
Başbakan Kamil Idris, Hartum’a dönüşü “*umut hükümetinin dönüşü*” olarak tanımladı ve halka geliştirilmiş hizmetler, sağlık, eğitim ve altyapı yatırımları sözü verdi. Ayrıca 2026 bütçesinin kamuya ek yük bindirmeyeceği ve enflasyonun aşağı çekileceği taahhüt edildi.
Hükümet, elektrik ve su gibi temel kamu hizmetlerinin yeniden tesis edilmesini ve sağlık ile eğitim alanlarında hızlı iyileştirmeyi hedefliyor. Ancak bunu gerçekleştirmek için devasa bir mali ve lojistik seferberlik gerekiyor; Birleşmiş Milletler’e göre sadece altyapının yeniden inşası 350 milyon dolar civarında bir kaynak gerektiriyor.
İnsani Boyut ve Sivil Hayat
Sudan’da savaş sadece liderler arasında değil, milyonlarca insanın yaşamında derin travmalar yarattı:
* Milyonlarca kişi yerinden edildi; ülke içi ve uluslararası nüfus hareketliliği büyük boyutlara ulaştı.
* Sağlık sistemi çöktü; salgınlar, yaralanmalar ve beslenme krizleri artıyor.
* Okullar ve eğitim tesisleri uzun süreli çatışmanın gölgesinde kaldı; yeniden açılma çalışmaları birer toplum canlandırma adımı olarak görülüyor.
Hartum’un yeniden inşası, sadece fiziksel olarak değil toplumun psikososyal olarak toparlanması için de kritik önemde. BM verileri, ülke çapında 13 milyondan fazla insanın yerinden edildiğini ve bu süreçte insanların büyük bir kısmının insan hakları ihlallerine maruz kaldığını ortaya koyuyor.
Uluslararası Toplum ve Diplomasi
Sudan’daki savaş, bölgesel ve küresel aktörlerin dikkatini çekti; Birleşmiş Milletler, Afrika Birliği ve birçok insani örgüt, çatışmanın durdurulması ve barışın tesis edilmesi için çağrılar yapıyor. Ancak çatışmanın tarafları arasında süren güvensizlik ve çıkar farklılıkları barış görüşmelerini zorlaştırıyor.
Aynı zamanda uluslararası toplum, yeniden inşa süreçlerinde finansman ve lojistik destek sunma taahhütleri veriyor; bu da Sudan’ın yeniden inşa sürecinde kalkınma ajanslarıyla iş birliğini artırıyor.
Değerlendirme: Sembolik Bir Geri Dönüş, Zorlu Bir Yol
Hartum’a hükümetin dönüşü sadece bir sembol değil; Sudan’ın yeniden yapılanma ve toparlanma sürecinin başlangıcı olarak okunabilir. Fakat:
* Savaşın yarattığı fiziki ve toplumsal tahribatın etkisi yıllarca sürecek,
* Kamu hizmetlerinin yeniden tesis edilmesi, altyapının onarımı ve güvenlik ortamının sağlanması uzun vadeli bir çaba gerektiriyor,
* Sivil nüfusun psikososyal ve ekonomik yeniden entegrasyonu öncelikli bir mesele olarak kalacak.
Bu gelişme umut verici bir adım olsa da Sudan’ın “normalleşme” süreci hâlen uzun bir yolculuk.