Somaliland Krizi | İsrail, Somali ve Afrika Boynuzu
Somaliland: Jeopolitik Gerilimlerin Merkezinde Bir Bölge
Somaliland, Afrika Boynuzu’nda yaklaşık 250 km uzaklıkta bulunan ve 1991’de Somali’den ayrılarak bağımsızlığını ilan eden bölge, son günlerde uluslararası siyasetin odak noktalarından biri haline geldi. 26 Aralık’ta İsrail, Somaliland’i “bağımsız ve egemen bir devlet” olarak tanıyan ilk ülke oldu — bu adım, Hargeisa ile Tel Aviv arasında yeni bir diplomatik sayfanın açıldığı anlamına geliyor.
Somaliland’in toplam yüzölçümü yaklaşık 175 000 km² ve bölge, uzun yıllardır Somali’nin iç savaş ve yönetim boşluğu içinde kendi kendini idare eden bir politika izliyor. Bu istikrar ortamı, onu Somali’nin merkezi otoritesine kıyasla göreceli olarak sakin bir bölge hâline getirdi.
Stratejik Coğrafya: Bab-el-Mandeb ve Deniz Yolları
Somaliland, Bab-el-Mandeb Boğazı’na çok yakın bir konumda bulunuyor. Bu boğaz, Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan kritik bir deniz yoludur ve küresel ticarette büyük öneme sahiptir. Özellikle Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa, Asya ve Afrika arasında yapılan ticaretin büyük bölümü bu rotayı kullanıyor.
Bu konum, Somaliland’i yalnızca bölgesel güvenlik açısından değil, küresel ticaret ve askeri strateji açısından da önemli kılıyor. Çünkü bölge, deniz taşımacılığı ve enerji nakil yolları üzerinde kritik bir kontrol noktası olarak değerlendiriliyor.
İsrail’in Tanıma Hamlesi ve Gerilimler
İsrail’in Somaliland’i tanıması, bu küçük ama stratejik bölgenin küresel jeopolitik dengelerde yeni bir oyuncu haline gelmesine yol açtı. Tel Aviv’in bu adımı, İsrail ile Somaliland arasında doğrudan bir diplomatik ilişki kurulması anlamına geliyor — Somali’nin merkezi yönetiminin onayı olmadan.
Somaliland’in yönetimi “bağımsızlık” iddiasını uzun süredir koruyor; fakat uluslararası toplumun büyük bir kısmı hâlâ Somali’nin bir parçası olarak görüyor. Dolayısıyla İsrail’in tanıma kararı, Mogadişu ile diplomatik bir krize neden olabilir çünkü Somali hükümeti, bu tanımayı egemenlik ihlali olarak değerlendirdiğini açıkladı.
Büyük Bir Güç Oyununda Emirliklerin Rolü
Uzmanlara göre İsrail ile Somaliland arasındaki bu yeni bağın arkasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi bölgesel aktörlerin de olduğu iddia ediliyor. Zira BAE, Somaliland’ın Berbera Limanı’nı ve çevresini geliştirmek için stratejik yatırımlar yapıyor ve bu limanın kontrolü, deniz ticaret yolları ve askeri erişim açısından kritik.
BAE, Somaliland’a 25 yıllık bir konsesyonla limanın işletilmesi ve büyütülmesi için yatırım sağlamış durumda. Bu da, Birleşik Arap Emirlikleri’nin bölgedeki etkinliğini artırma ve Kızıldeniz ile Hint Okyanusu’na erişimini güçlendirme stratejisinin bir parçası.
Suudi Arabistan ve Körfez Blokunun Dinamikleri
BAE’nin Somaliland’daki bu faaliyetleri, özellikle Suudi Arabistan ile olan Körfez içi rekabeti de alevlendiriyor. Bir dönem Yemen’de Husi güçlerine karşı ortak pozisyon alan Riyad ve Abu Dabi, bugün siyasi ve güvenlik meselelerinde çatışan stratejiler izliyor. Bu da Somaliland gibi bölgesel dengelerin hassas olduğu yerlerde yeni ittifakların ve karşıtlıkların ortaya çıkmasına yol açıyor.
Türkiye’nin Pozisyonu ve Bölgesel Stratejisi
Türkiye, Yemen iç savaşından bu yana İsrail’e karşı tutarlı bir eleştirel pozisyon aldı ve Somaliland konusundaki son gelişmeleri yakından izliyor. Ankara, Somali ile olan jeopolitik ve ekonomik bağlarını güçlendirmeye çalışırken, Somaliland’e yönelik doğrudan bir tanıma politikası izlemiyor.
Türkiye’nin Somali’deki büyük diplomatik varlığı, bölgedeki askeri üs yatırımları ve ekonomik etki gibi çok boyutlu etkenlerle şekilleniyor. Bu nedenle Somaliland’in bağımsızlık tanınmasını desteklememesi, Ankara’nın uluslararası hukuka saygı ve bölgesel statüko tercihleriyle de açıklanabilir.
Somali’nin Tepkisi ve Dahili Siyasi Kriz
Somali’nin başkenti Mogadişu, İsrail’in Somaliland’i tanıma kararını kabul edilemez bir hamle olarak değerlendiriyor. Ülke hükümeti, Somaliland üzerindeki tüm uluslararası anlaşmaların iptal edildiğini duyurdu ve bu gelişmenin Somali’nin egemenliğine yönelik bir tehdit olduğunu belirtti.
Somali Devleti ayrıca BAE ile olan bazı iş birliği anlaşmalarını da somut olarak gözden geçireceğini ve iptal edeceğini açıkladı. Bu durum, Somali’nin hem iç siyasetinde hem de bölgesel ilişkilerinde yeni bir gerilim dinamiği yaratıyor.
Jeopolitik Ölçekli Etkiler
Somaliland’in bu tanınma adımı yalnızca Afrika Boynuzu’nu değil, Körfez ülkeleri, Türkiye, İran ve ABD gibi küresel aktörlerin bölgedeki rekabet politikalarını de doğrudan etkiliyor. Yemen, Etiyopya ve Sudan gibi yakın coğrafyalardaki krizlerle bağlantılı olarak, Bab-el-Mandeb Boğazı çevresi sömürge sonrası jeopolitik oyun alanı hâline geliyor.
Bu tanıma kararı, küresel güçlerin Asya-Afrika tarım, enerji ve ticaret yolları üzerindeki nüfuz mücadelesi ile örtüşüyor ve gelecekte yeni askeri ve ekonomik iş birliklerinin şekillenmesine yol açabilir.
Özetle
* İsrail, Somaliland’i bağımsız devlet olarak tanıyan ilk ülke oldu.
* Somaliland jeopolitik konumuyla stratejik öneme sahip.
* BAE ile İsrail arasındaki ilişkiler, bölgesel güç dengelerini etkiliyor.
* Türkiye bu tanımayı desteklemiyor ancak Somali’deki varlığını sürdürüyor.
* Somali hükümeti tanıma kararını egemenliğine tehdit olarak görüyor ve cevap veriyor.