Mısır’dan Sudan’a Sert Uyarı | Abdelatty Konuştu
Araştırmacı Analiz — “Mısır, Sudan Krizinde Pasif Kalmayacak”
Mısır Dışişleri Bakanı Badr Abdelatty, ülkesinin Sudan’daki savaş ve krize “kolları bağlanmış şekilde bakmayacağını” açıkladı. Bu açıklama, hem Mısır’ın dış politika çizgisini hem de bölgesel güvenlik dinamiklerini doğrudan etkiliyor.
Konferans, 14 Ocak 2026’da Mısır’ın başkenti Kahire’de, Sudan’daki savaşın çözümüne yönelik bölgesel ve uluslararası çabaları koordine eden “Barış Müşterek Mekanizması” toplantısının ardından gerçekleşti.
Sudan’daki Savaş: Mısır’ın Kaygısı ne?
Sudan, yaklaşık üç yıldır ordu ile paramiliter güçler arasındaki çatışmalarla parçalanmış bir savaş yaşıyor; bu durum bölgeyi derinden etkiledi.
Abdelatty’ye göre:
* Sudan’daki savaş insani açıdan dünyanın en büyük trajedilerinden biri.
* Mısır, savaşın ülkenin ulusal güvenliğini olumsuz etkileyebilecek bölgesel yayılmasına izin vermeyecek.
* Sudan’ın paralel siyasi yapılara bölünmesine, secessiona (ayrılıkçılığa) asla göz yumulmayacak.
Bu açıklamalar, özellikle Mısır ile Sudan arasında uzun süredir devam eden güvenlik iş birliği ve stratejik ilişkiler bağlamında okunmalıdır.
Mısır’ın “Çizgi Kırmızıları”
Mısır diplomasisinin çizdiği sert sınırlar:
✅ Sudan’ın birliğine zarar veren her tür çaba reddedilecek
✅ Sudan’da herhangi bir dış aktörün egemenlik dayatmasına izin verilmeyecek
✅ Sudan’ın kaynaklarının dış güçlerin eline geçmesi engellenecek
Abdelatty, bu unsurların Mısır için ulusal güvenliğin ayrılmaz parçası olduğunu belirtti.
Bu politika, Mısır’ın kendi kuzey sınırındaki istikrarı ve Nil havzası kaynaklarının güvenliği bağlamında stratejik önem taşıyor.
Diplomasi, Güvenlik ve Stratejik Etkiler
Bu beyan, sadece diplomatik bir uyarı değil; uygulamada birtakım sonuçlar doğurabilir:
1. Bölgesel Güvenlik Ağları
Mısır, sadece kendi çıkarlarını değil, Sudan’ın istikrarını bölgesel bir güvenlik sorunu olarak görüyor. Bu yaklaşım, Kahire’nin bölge devletleri, Afrika Birliği ve uluslararası aktörlerle koordinasyonunu artırabilir.
2. Uluslararası Diplomasi
Abdelatty, hem BM temsilcisi Ramtane Lamamra ile görüşmede hem de uluslararası aktörlerle temaslarda, müzakere ve siyasi çözüm arayışının önemine vurgu yaptı.
Mısır, ABD ve Avrupa ile teması güçlendirmeye çalışıyor; bu, bir yandan kritik bölgesel barış çabalarına katkı, diğer yandan uluslararası desteği sağlamaya dönük stratejik bir hamle.
Mısır’ın Motivasyonları — Neden Şimdi?
Mısır’ın bu sert tutumunun arkasında birkaç kritik neden var:
1. Güvenlik Endişesi
Sudan’daki çatışma, doğrudan Mısır’ın sınır güvenliğini, sivil kontrol alanını ve istikrarını tehdit ediyor.
2. Kayıp ve Kaynak Rekabeti
Nil nehri ve bölge kaynakları Afrika’daki en önemli stratejik konulardan biri; Sudan’ın bölünmesi bu kaynak dengelerini de bozabilir.
3. Büyük Göç Baskısı
Sudan’daki savaş milyonlarca kişiyi göçe zorluyor; bu, Mısır için hem ekonomi hem de toplumsal denge açısından ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor.
Uluslararası Yansımalar
Abdelatty’nin açıklaması, sadece Kahire ile Hartum ilişkisini etkilemekle kalmayacak; aynı zamanda:
* Afrika Birliği’nin kriz çözüm mekanizmalarıyla etkileşimi
* Birleşmiş Milletler barış çabaları
* Bölgesel askeri iş birlikleri ve güvenlik şemaları üzerinde de yankı bulacak
Çünkü Mısır, stratejik konumu ve nüfuz ağı nedeniyle bu krizde merkezi bir aktör olarak rol oynuyor.
Mısır, Sudan’daki trajediyi sadece komşu bir ülke krizinden öteye taşıyarak, kendi ulusal güvenliğinin ihlali olarak tanımlıyor.
Bu yüzden Kahire, diplomatik ve gerektiğinde daha ileri adımlar atma konusunda “pasif kalmayacağını” net bir dille ilan etti.
Bu söylem, sadece bölgesel bir ihtilaf değil; Afrika’nın doğu-batı güvenlik dengesinin yeniden şekillendiği bir dönemde ses verilen güçlü bir mesaj olarak okunmalı.