LAES’ten ABD’ye Sert Tepki
Sahel Devletler Birliği (LAES), ABD’nin Venezuela’ya Müdahalesini “Saldırı” Olarak Kınıyor
Batı Afrika’nın bölgesel güvenlik ve savunma koalisyonu L’Alliance des États du Sahel (LAES), ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesini sert bir dille kınadı ve bunu “kabul edilemez bir saldırı” olarak nitelendirdi. LAES’e göre bu tür adımlar, uluslararası hukukun temel ilkelerini ve devletlerin egemenliğini ihlal ediyor.
LAES’tan Resmî Kınama ve Diplomaside Sinyaller
LAES tarafından 8 Ocak 2026 tarihinde yapılan açıklamada, ABD’nin eylemleri “ingérence inacceptable” — yani kabul edilemez müdahale ve saldırı — olarak tanımlandı. Bu refleks, özellikle küresel rekabetin ve güç projeksiyonunun Afrika ve Latin Amerika üzerinde tehlikeli etkilerinin artmakta olduğuna dair bölgede güçlü bir kaygı yaşandığını gösteriyor.
Açıklamada, Venezuela’nın iç işlerine dış müdahalelerin, bölge istikrarını zedeleyebileceği ve uluslararası normlara zarar vereceği vurgulandı.
ABD Müdahalesi: “Yasal mı, Saldırı mı?” Tartışması
LAES’in kınaması, tek başına bölgesel koalisyonun tepkisini yansıtmakla kalmıyor; aynı zamanda uluslararası hukukun en temel ilkelerinin uluslararası toplum tarafından geniş çapta tartışıldığını da gösteriyor. Uzmanlar ve uluslararası hukuk çevreleri, ABD’nin operasyonuna yönelik farklı değerlendirmeler ortaya koyuyor:
* Uluslararası hukuk uzmanları ve Birleşmiş Milletler temsilcileri, ABD’nin askeri operasyonlarını “uluslararası hukukun ihlali” olarak nitelendiriyor ve bu tür müdahalelerin BM Şartı’na aykırı olduğunu belirtiyor.
* BM İnsan Hakları uzmanları, ABD’nin ekonomik ve askeri baskı ve deniz ablukasını uluslararası hukuka aykırı olarak tanımladı ve bu adımların bölge halklarının temel haklarını tehdit ettiğini vurguladı.
* Venezuela hükümeti ve diğer uluslararası aktörler, saldırının hedefinin sadece bir ülkeyi değiştirmek değil, aynı zamanda petrol ve stratejik kaynaklar üzerinde kontrol sağlamak olduğunu öne sürüyor.
Bu çerçevede LAES’in açıklaması, yalnızca bir bölgesel aktörün tepkisi değil; uluslararası hukukun uygulanabilirliği ve devlet egemenliği ilkelerine dair küresel tartışmanın bir parçası olarak da okunabilir.
Afrika’dan Geniş Eleştiriler ve Dayanışma
ABD’nin Venezuela’daki askeri eylemleri birçok bölgesel ve küresel aktör tarafından eleştirildi. Örneğin:
* Güney Afrika’da iktidardaki Afrika Ulusal Kongresi (ANC), müdahaleyi “emperyalist saldırı” olarak nitelendirdi ve uluslararası hukukun ihlal edildiğini belirtti.
* Bir dizi sivil toplum örgütü ve hak grubu, ABD eylemlerini uluslararası hukuka aykırı olarak tanımladı ve Venezuela’nın egemenliğine saygı gösterilmesi çağrısı yaptı.
* Uluslararası insan hakları federasyonları (FIDH gibi) da saldırı ve bombardımanları uluslararası hukukun ağır ihlali olarak değerlendirdi ve çok taraflı çözüm mekanizmalarına duyulan ihtiyacı vurguladı.
Bu tepkiler, ABD’nin eylemlerinin yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte yaygın bir itirazla karşılandığını gösteriyor.
ABD’nin Operasyonuna İlişkin Arka Plan
2025 sonlarında ABD, Venezuelalı petrol tankerleri ve ticari deniz trafiğine yönelik geniş kapsamlı yaptırımlar ve deniz ablukası uygulamalarının ardından, 3 Ocak 2026’da Caracas’a yönelik geniş çaplı bir operasyon başlattı. Bu eylem kapsamında Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’un yakalandığı bildirildi.
Washington yönetimi, bu eylemleri “yasa uygulama” olarak savunsa da, pek çok uluslararası aktör ve uluslararası hukuk uzmanı bu argümanı reddediyor, bunun uluslararası hukuka aykırı askeri müdahale ve saldırı olduğunu belirtiyor.
Ne Anlatıyor Bu Gelişme?
LAES’in kınaması, Afrikalı aktörlerin sadece kendi bölge güvenliği ile sınırlı kalmayıp küresel adalet, egemenlik ve uluslararası hukukun uygulanması gibi meselelere aktif bir pozisyon aldığını gösteriyor. Bu, kıtanın uluslararası meselelerde tek taraflı güçlü devlet müdahalelerine karşı ilkeli bir duruş sergileme kapasitesinin de işareti sayılabilir.
Türkiye açısından da bu gelişme, uluslararası hukukun ve çok taraflı sistemin yeniden sorgulandığı bir ortamda diplomasi ve hukukun üstünlüğü gibi kavramların önemini bir kez daha ortaya koyuyor.