ABD Somali’ye Gıda Yardımını Askıya Aldı
ABD Somali’ye Gıda Yardımını Durdurdu: Mogadişu ile Washington Arasında Yeni Gerilim
Amerika Birleşik Devletleri, Somali federal hükümetine yönelik tüm yardımları geçici olarak askıya aldığını duyurdu. Washington yönetimi, Somali yetkililerinin Amerika tarafından finanse edilen Dünya Gıda Programı (WFP) deposunu yıktığını ve gıda yardımlarını “yasadışı şekilde” ele geçirdiğini iddia ediyor. Bu gelişme, Somali’de zaten ciddi boyutlarda olan gıda güvensizliği ve diplomatik gerilimleri daha da derinleştirdi.
Yardımlar Neden Durduruldu? Resmî ABD Açıklaması
ABD Dışişleri Bakanlığı, Somali’ye yapılan yardımların askıya alındığını belirterek bunun sebebini şu sözlerle açıkladı: Somali yetkililerinin Mogadişu Limanı’nda bulunan ve WFP’ye ait bir gıda deposunu yıktığı ve 76 tonluk gıda yardımını ele geçirdiği iddiası olarak gösterdi. Washington yönetimi, yardımların israf, hırsızlık ve yanlış yönlendirmeye karşı sıfır tolerans politikasına dayalı olarak durdurulduğunu vurguladı.
ABD kaynakları, askıya alma kararının, Somali hükümetinin bu olayla ilgili hesap verebilirlik sağlamaması durumunda yardımların yeniden başlatılmayacağını belirtiyor.
Somali Hükümeti İddiaları Reddediyor
Somali hükümeti, ABD’nin iddialarını açıkça reddetti. Resmî bir açıklamada, yıkılan deponun WFP denetimindeki gıdaların saklandığı bir tesis olduğu ve liman genişletme çalışmaları nedeniyle yıkımın yapıldığı, gıdaların güvenli biçimde başka depolara taşındığı ifade edildi. Bu iddia, Washington ile Somali arasında ciddi bir çelişki oluşturuyor.
WFP tarafı da yıkıma rağmen depolanan gıdanın başka depolarda güvenli şekilde muhafaza edildiğini ve kurtarıldığını açıkladı. Ancak bu tür olaylar, yardım operasyonlarının şeffaflık ve güven temellerini zorlayan bir çatışma alanı doğuruyor.
Somali’de Gıda Krizi: Düşük Yardımlar ve İhtiyaçlar
Somali, zaten yıllardır süren gıda güvensizliği ve krizin etkisi altında. Ülke, aşırı kuraklık, çatışma ve ekonomik istikrarsızlıkla mücadele ediyor; milyonlarca kişi kriz seviyesinde gıda güvensizliği yaşıyor.
Somali’de 2021–2023 arasındaki kuraklık, nüfusun önemli bir kesiminin ciddi açlıkla karşı karşıya kalmasına neden oldu ve milyonlarca insan gıda yardımı talep ediyor.
Bu nedenle dış yardımların askıya alınması, zaten kırılgan olan insani durumu daha da kötüleştirme riski taşıyor.
ABD-Somali İlişkilerinde Daha Geniş Çerçeve
Bu yardım askıya alma kararı, sadece gıda yardımlarını etkilemekle kalmıyor; Somali ile Washington arasındaki ilişkilerin daha geniş gerilim çizgisini de ortaya koyuyor. Son dönemde ABD’nin Somali’ye yönelik göç politikaları, sınır uygulamaları ve yardım programlarının azaltılması gibi adımlar, ilişkilerde bir soğuma eğilimi yaratmış durumda.
2025’te ABD bütçesinde dış yardımların genel olarak kesilmesi ve başka Afrika ülkelerinde de benzer askıya almalarla ilgili haberler, Washington’un yardımdan ticarete kayma eğilimini işaret ediyor. Bu yönelim, Afrika’daki insani ve kalkınma programlarına yönelik belirsizlikleri artırıyor.
Gıda Yardımının Askıya Alınmasının Toplumsal Etkileri
Somali’de milyonlarca insan zaten gıda güvenliği açısından kırılgan durumda. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı gibi kuruluşların yardımları, özellikle çocuklar, hamileler ve yaşlılar için hayati önemde. Yardımların askıya alınması, bu grupların yaşam koşullarını daha da tehlikeye atabilir.
Bu durum, sadece hükümetler arası bir gerginlik değil; aynı zamanda insani ilkeler ve yardımın siyasallaştırılması üzerine küresel bir tartışmanın da parçası hâline geliyor.
Ne Anlatıyor Bu Gelişme?
ABD’nin Somali’ye yönelik yardım askıya alma kararı, uluslararası yardımların siyasi koşullarla bağlanmasının bir örneğini temsil ediyor. Bir yandan Washington “sıfır tolerans” politikası savunurken, diğer yandan Somali’de ciddi bir insani kriz sürüyor. Bu durum, yardım aktörleri, hükümetler ve sivil toplum arasında giderek artan bir güven ve hesap verebilirlik eksenini gündeme taşıyor.